Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi son dönemde yalnızca sağlık alanındaki eğitim başarısıyla değil, aynı zamanda tarımsal ve bilimsel projeleriyle de dikkat çekiyor. Rektör Prof. Dr. Adem Aslan, göreve geldiği günden bu yana üniversiteyi her yönüyle güçlendirmeye kararlı bir vizyon ortaya koyuyor.
Rektör Aslan, Tıp Fakültesi’nin akademik ve idari yapısını güçlendirmek için somut adımlar atarken, aynı zamanda sağlık temalı projelere de yenilikçi bir ruh kazandırıyor. Eğitimde kalite, topluma katkı ve uluslararası iş birlikleri üzerine kurduğu vizyon, AFSÜ’yü sadece bir üniversite değil, aynı zamanda bölgenin gelişim merkezi hâline getiriyor.
Bu vizyonun en somut örneklerinden biri, Mersin Üniversitesi ile yapılan iş birliği. İki üniversite arasında imzalanan protokol, tıbbi aromatik bitkiler alanında ortak AR-GE çalışmalarını kapsıyor. Rektör Aslan’ın ifadesiyle:
“AFSÜ olarak sağlığa değer katacak her türlü AR-GE faaliyetinin paydaşı olmaya kararlıyız. Mersin Üniversitesi ile vardığımız mutabakat, ülkemize sağlık alanında önemli katkılar sağlayacaktır.
SAFRAN: MOR ÇİÇEĞİN ALTIN DEĞERİ
AFSÜ, bünyesinde 25 bin metrekarelik Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Araştırma ve Uygulama Sahası ile bu alanda örnek bir merkez hâline gelmiş durumda. Safran, sarı kantaron, Japon nanesi, melisa gibi bitkiler burada özenle yetiştiriliyor. Ancak Rektör Aslan, özellikle “safran” konusuna ayrı bir önem veriyor.
Neden mi? Çünkü safran, hem tıbbi hem de ekonomik değeriyle “altın kadar kıymetli” bir bitki. AFSÜ, bu değerli bitkinin Afyon genelinde üretiminin yaygınlaşması için kolları sıvamış durumda. Safran ekimi yapmak isteyen üreticilere üniversite tarafından tohum, toprak analizi, hatta fiyat garantili alım desteği sağlanacak. Tarlası olmayanlar için ise arazi kiralama kolaylığı sunulacak.
Bu yaklaşım, yalnızca çiftçilere değil, bölge ekonomisine de ciddi katkı sunacak. Üstelik üniversite ile halk arasındaki bağı güçlendiren örnek bir model oluşturuyor.
BİR ÜNİVERSİTEDEN FAZLASI
Bana göre AFSÜ’nün bu adımı, “üniversite-toplum iş birliği” açısından örnek teşkil ediyor. Sadece laboratuvarlarda değil, tarlalarda da bilim üretmek… İşte bu, üniversitenin asıl toplumsal gücü.
Rektör Aslan’ın “safran ekimini destekliyoruz” sözleri, bir temenniden öte, somut bir eylem planına dönüşmüş durumda. Eğer bu çalışmalar sürdürülebilirse, Afyon’un adı tıbbi aromatik bitkilerle anılan bir marka şehir hâline gelebilir.
Kısacası; safran, AFSÜ’nün elinde yalnızca bir bitki değil, bilimin, emeğin ve vizyonun sembolü hâline geliyor.
KAZIM ÖZER'DEN DEVLET BAHÇELİ'YE ZİYARET
Siyaset, sadece kürsülerde yapılan konuşmalardan ibaret değildir. Bazen bir el sıkışmanın, bir gönül sohbetinin, bir dua alışverişinin çok daha derin anlamları vardır. İşte geçtiğimiz günlerde Afyonkarahisar’ın tanınmış sanayicilerinden Kazım Özer’in, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaretinde yaşanan da tam olarak buydu.
Kazım Özer, Afyon’un sanayi hayatında emeği, alın teri ve istikrarıyla tanınan bir isim. Yıllardır üretimin içinde, memleketinin kalkınmasına katkı sunan bir iş insanı. Bahçeli ise Türk siyasetinin ağır taşlarından biri… Devlet aklıyla, vakar duruşuyla, yılların tecrübesini bir bilge gibi taşıyor.
Özer’in ziyareti, sadece bir nezaket buluşması değil; aynı zamanda gönül bağlarının, vefa duygusunun da bir yansımasıydı. Görüşme sonrasında Kazım Özer’in söylediği şu cümle aslında çok şey anlatıyor:
“Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Beyefendi’nin hayır duasını aldık. Rabbim zat-ı alilerine hayırlı ömürler nasip etsin.”
Bu söz, saygının, edebin ve ahde vefanın güzel bir örneği.
Belki bu ziyaretin manşetlik bir politik sonucu olmayacak.
Ama toplumsal hafızada, bir sanayicinin liderine duyduğu hürmetin güzel bir
örneği olarak kalacak. Çünkü bazen bir dua, bir tebessüm, bir “Allah razı
olsun” sözü; en büyük projelerden, en görkemli açıklamalardan daha kıymetlidir.
Yorumlar